- bu mevzuyu gündeme ilk getiren: dougo
akademisyen olmak
akademisyen olmak konusunda hevesli bünyeler (19 kişi)
| - bu mevzuda tecrübeli 1 kişi var verdikleri ortalama puan: 2.00 etiketler: eğitim/iş hayatı |
yorumlar, sorular, öneriler
akademisyen olmak konusunda yorumun mu var?
bu sitede hayattaki tecrübelerini ve isteklerini başkalarıyla paylaşabilirsin.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
istiyor.us! a üye olmak için buraya tıkla.
tecrübeliler (1)
-
young suicide verdiği puan: 2
"aman ha.."





5 sene sonra(umarım)
bölümüme hayran bir insan olarak belki de bu hayatta yapabileceğim en iyi iş sosyolojiyle alakalı. bu durumda tek bir seçeneğim oluyor, akademik kariyer. amma velakin, ben tabiri caizse 'beleş' ders alayım ortalamam yüksek olsun insanlarından olmak yerine aaa bu ders ne güzelmiş onu alaım daha çok öğreneyim insanlarındanım. ya da sınavdan önce yapılması gerekn 5 şey kuralına uymak yerine, makaleler çok öğretici ezberlemektense onları okuyayım mantığında olduğum sürece daha salaklığıma doymayayım. insanlar bölüm derslerinden nefret edip bahsettiğim 'beleş' derslerle ortalamalarını yükseltirken ben seçtiğim dersler yüzünden paperlarla projelerle boğuşayım... neyse... sonuç itibariyle 3.60 bir ortalamam yok. hatta 3.00 ortalamam bile yok. hocalara yaltaklanma, götlerinden ayrılmama gibi alışkanlıklarım da yok ne yazık ki. yurtdışında master için babamın rahatça çıkarıp verebileceği dolarları da yok. bu durumda mezun olunca para kazanıp hayatımı devam ettirebilmek için o lanet ettiğim 'özel sektör' kavramının kucağına düşüveren, işinden, hayatından, yıllarca aldığı eğitimin tam zıddını yaşayan mutsuz bir sosyolog olucam sanırım. istemiyorum. istemiyorum. istemiyorum. başka bir seçenek düşlüyorum. bilemiyorum.
sebepler:
1)makina mühendisi bir kadın olarak sanayiye girdiğimde saygı görmeme ya da görene kadar kendimi parçalama endişesi
2)yapılan araştırmaların ve yazılan makale ya da raporların sömürülmesi insanların kendileri yazmış gibi göstermeleri riskinin özel sektörde çok daha fazla olması
3)beyne,dünyayı kurtarmaya(!),idealist düşüncelere sanayide yer olmaması
4)bir de şu var ki özel sektörün sömürücü politikasını kullanarak özel sektörü sömürmek ve bir yandan onları beslerken de olsa bir şeyler yapabildiğimi hisssetmek.
Evet tüm bunlar belki bu ülkede şu an ya da çok yakın bi gelecekte yapılamayacak.çünkü bol bol araştırma yapmayıp bol bol ders vermek gerekecek.en azından saglıgım ve mutluluğum tüm çevresel faktörlerden önce gerçekten benden etkilenecek.Şimdilik böyle.Bilemiyorum ilerde n'olur.
akademide istenmeyen adam olmak
maddi olarak tatmin edici olmasada hayat boyunca, gençliğin iiçinde olma ve sevdiğin işi yapma fikri .. ne olursa olsun ağır basıyor
Akademisyen olmak mı ? Bu ülkede mi ? Bir çeşit intihar işte, aslına kadar bununla idare ediyorum, ama yok ben yaşamı seviyorum, sevmiyorsam bile sevmek istiyorum diyorsanız, aman yanına bile yaklaşma diyorum. Dışardan nasıl görünürse görünsün. Hem artık bir espirisi de kalmadı akademisyenliğin. Bundan 20 sene öncesinde ilkokul öğretmenlerine bile saygı duyardı yurdum insanım, sonra okullar çoğaldı, öğretmenler arttı, hiç bir kıymetleri kalmadı. Artık her kanalda sabah akşam ahkam kesen, ahkam keserken birbirine giren, mahalle kadınları gibi neredeyse saç saça kavga eden, depren olacak-olmayacak diye kehanette bulunan vs.. proflardan sonra kimsenin saygısı kalmadı haklı olarak. İçerden bakılınca da çok da saygı duyulacak bir profil yok maalesef.
Yok ben yine hayatımı bitiricem diyorsanız, buyrun, ne diyeyim...
gerçi hayatın boyunca 3 kurusa surunuyosun ama...akademisyen olunce koç kesecem koooç!!
buraya bkz.
akademik kariyer yapmak